Alt Domain (Subdomain) Nedir, Ne Zaman Kullanılır?
Alt domain (subdomain), ana alan adına bağlı olarak çalışan ve web sitelerini farklı bölümlere ayırmak için kullanılan ek bir web hiyerarşisi katmanıdır.

İÇİNDEKİLER
%0 okundu
- Alt Domain (Subdomain) Nedir?
- Alt Domain URL Yapısı ve Anatomisi
- Alt Domain Ne Zaman ve Hangi Stratejilerde Kullanılmalıdır?
- Alt Domain (Subdomain) ve Alt Klasör (Subfolder) Karşılaştırması
- Alt Domain Kullanımının Kurumsal Avantajları
- Alt Domain Tercihinde Dikkat Edilmesi Gereken Riskler (SEO ve Maliyet)
- Alt Domain Oluşturma Sürecine Genel Bakış
Dijital altyapıların ölçeklenmesi ve çok katmanlı web projelerinin yönetilmesi sürecinde doğru adresleme stratejisi seçmek, hem teknik sürdürülebilirlik hem de arama motoru görünürlüğü açısından kritik bir karardır. Büyük ölçekli platformların ve dijital ürünlerin mimari tasarımında sıkça karşılaşılan "Alt Domain (Subdomain) Nedir, Ne Zaman Kullanılır?" sorusu, teknik karar vericilerin, sistem mimarlarının ve SEO uzmanlarının operasyonel verimlilik elde etmek amacıyla yanıtlaması gereken temel bir meseledir. Bu rehberde, alt domain yapısının teknik anatomisini, alt klasörlerle olan derin farklarını, arama motorlarının bu yapıları nasıl sınıflandırdığını ve kurumsal projelerde hangi senaryolarda alt domain modeline geçiş yapılması gerektiğini nesnel kriterlerle analiz ediyoruz.
Alt Domain (Subdomain) Nedir?

Alt domain veya teknik adıyla subdomain, Domain Name System (DNS) hiyerarşisinde ana domain (kök alan adı) altında oluşturulan bağımsız bir alt adrestir. İnternet üzerindeki her alan adı, hiyerarşik bir ağaç yapısına göre düzenlenir. Bu yapının en üstünde Üst Düzey Alan Adı (Top-Level Domain - TLD; .com, .org, .net gibi) yer alırken, hemen altında kullanıcının tescil ettiği ana domain (Second-Level Domain - SLD; ornek.com gibi) bulunur. Alt domain ise bu ana alan adının soluna eklenen ve noktayla ayrılan ön takıdır (blog.ornek.com, shop.ornek.com gibi). Bu yapı, web hiyerarşisi içerisinde bağımsız bölümler yaratılmasına olanak tanır.
Teknik açıdan bakıldığında, arama motoru botları ve web sunucuları alt domainleri çoğunlukla bağımsız birer web sitesi olarak algılar. DNS düzeyinde, bir alt domain için tamamen farklı bir sunucu IP adresine (A kaydı ile) veya harici bir hizmet sağlayıcısına (CNAME kaydı ile) yönlendirme yapılabilir. Bu durum, ana alan adının bulunduğu sunucu kaynakları tüketimi ve mimari bağımlılıklarından tamamen izole edilmiş bir çalışma alanı yaratır. Örneğin, ana siteniz PHP tabanlı bir İçerik Yönetim Sistemi (CMS) ile çalışırken, alt domain üzerindeki bir uygulamayı tamamen farklı bir sunucuda Node.js veya Python ile çalıştırabilirsiniz.
Sunucu izolasyonu, siber güvenlik protokollerinin yönetimi ve yazılımsal esneklik sağlama kapasitesi, alt domain yapısını büyük ölçekli kurumsal yapılar için cazip kılmaktadır. İdari ve operasyonel sınırların netleştirilmesini sağlayan bu yöntem, farklı ekiplerin ana site kod tabanına (codebase) zarar vermeden kendi mikro uygulamalarını veya platformlarını geliştirmelerine zemin hazırlar. Ancak bu bağımsızlık, DNS yönetimi, SSL sertifikalarının takibi ve SEO otoritesi dengesi açısından ek bir operasyonel yükü de beraberinde getirir.
Alt Domain URL Yapısı ve Anatomisi

Bir URL yapısı incelendiğinde, tarayıcıların ve DNS sunucularının adresi sağdan sola doğru okuduğu görülür. Bu hiyerarşik okuma düzeni, internet altyapısının temelini oluşturur. Örneğin @@CODE0@@ adresini ele aldığımızda, bileşenlerin her biri farklı bir teknik katmana işaret eder. En sağda yer alan @@CODE1@@ kısmı Üst Düzey Alan Adı (TLD) işlevini görür. Hemen solundaki @@CODE2@@, tescil edilmiş olan ana domain veya diğer adıyla kök alan adıdır. Onun solunda kalan @@CODE3@@ ifadesi ise bu web hiyerarşisi içindeki alt domain katmanını temsil eder. En sonda yer alan /talep-olustur kısmı ise ilgili alt domain altındaki dosya yolunu veya dinamik rotayı (path) belirtir.
Bu mimaride alt domain, ana alan adının sunduğu marka çatısını korurken teknik olarak tamamen farklı bir DNS yönlendirmesine sahip olabilir. Bir alt domainin anatomik olarak nasıl konumlandırıldığını daha net anlamak adına, farklı URL yapılandırmalarını ve bunların teknik niteliklerini aşağıdaki tablo üzerinden inceleyebilirsiniz:
Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, alt domain kullanımı sadece görsel bir URL tasarımı tercihi değildir; doğrudan DNS ayarları seviyesinde gerçekleşen ve web sunucularının konfigürasyonunu (Nginx server block, Apache VirtualHost vb.) doğrudan etkileyen altyapısal bir karardır. DNS sunucusu, destek.ornek.com için gelen bir talebi, ana alan adının bulunduğu sunucuyu hiç meşgul etmeden tamamen farklı bir veri merkezindeki bir sunucuya yönlendirebilir.
Alt Domain Ne Zaman ve Hangi Stratejilerde Kullanılmalıdır?

Alt domain yapısının tercih edilmesi, kurumsal ölçekte sadece organizasyonel kolaylık sağlamaz, aynı zamanda operasyonel esneklik ve maliyet tasarrufu gibi stratejik kazanımları juga beraberinde getirir. Tek bir web sitesi üzerinden tüm servisleri sunmaya çalışmak, zamanla artan teknik borç (technical debt) ve karmaşıklaşan kod tabanı nedeniyle sürdürülemez bir hal alabilir. İşletmeler büyüdükçe ve sundukları dijital hizmetler çeşitlendikçe, bu hizmetlerin teknik ve idari olarak birbirinden ayrılması bir zorunluluk haline gelir. Alt domain kullanımı, bu tür durumlarda kurtarıcı bir rol üstlenerek karmaşık ekosistemleri yönetilebilir parçalara böler.
Farklı Coğrafi Pazarlar ve Dil Seçenekleri
Global pazarlarda faaliyet gösteren çok uluslu şirketler, yerelleştirme (localization) ve bölgesel hedefleme stratejilerinde alt domain yapısından sıklıkla yararlanır. Örneğin, @@CODE0@@, @@CODE1@@ veya de.example.com gibi kullanımlar, her bir ülkedeki kullanıcı deneyimi (UX) optimizasyonu süreçlerini o pazarın dinamiklerine göre özelleştirmeyi kolaylaştırır. Farklı ülkelerdeki kullanıcıların ödeme yöntemleri, para birimleri, yasal mevzuat uyumlulukları (KVKK, GDPR, CCPA gibi) ve sunucu lokasyonu tercihleri değişiklik gösterebilir.
Alt domain yapısı sayesinde, örneğin Almanya pazarına hizmet veren de.example.com alt alan adı, Almanya lokasyonlu bir veri merkezinde barındırılarak oradaki kullanıcılara çok daha düşük gecikme süreleri (latency) ile sunulabilir. Bu durum, doğrudan kullanıcı deneyimini iyileştirirken yerel arama motoru optimizasyonuna da katkı sağlar. Ayrıca her bir coğrafi alt domain için o bölgeden sorumlu pazarlama ve yazılım ekiplerine özel yetkilendirmeler tanımlanabilir; böylece küresel çapta tek bir hata nedeniyle tüm sistemin çökmesi riski ortadan kaldırılmış olur.
Farklı Altyapı (CMS) Gerektiren Projeler
Bir işletmenin ana web sitesi kurumsal tanıtım amacıyla özel bir React veya Next.js mimarisiyle inşa edilmişken, e-ticaret operasyonları için Shopify veya Magento gibi gelişmiş bir altyapıya ihtiyaç duyulabilir. Benzer şekilde, şirketin resmi blog sayfası için WordPress gibi bir İçerik Yönetim Sistemi (CMS) en pratik çözüm olabilir. Tüm bu farklı yazılım ekosistemlerini tek bir kök alan adı altında birleştirmek, ciddi uyumluluk sorunlarına, sürüm çakışmalarına ve yüksek geliştirme maliyetlerine yol açar.
Bu tür senaryolarda @@CODE0@@ şeklinde bir alt domain oluşturularak Shopify altyapısına yönlendirme yapılması veya @@CODE1@@ adresiyle WordPress kurulumunun gerçekleştirilmesi teknik olarak en temiz çözümdür. Her bir alt domain kendi sunucu kaynakları tüketimi sınırları dahilinde çalışır ve birbirlerinin performansını olumsuz etkilemez. Herhangi bir sistemde meydana gelebilecek bir güvenlik açığı veya kesinti, diğer sistemlerin çalışmasını sekteye uğratmaz. Böylece yazılım mimarları, her bir iş birimi için en optimize edilmiş aracı ve teknolojiyi özgürce seçebilirler.
Müşteri Destek, Portal ve Forum Sistemleri
Kurumsal işletmelerin en çok kullandığı alt domain modellerinden biri de destek, müşteri ilişkileri (CRM) ve topluluk yönetimi platformlarıdır. Müşteri destek süreçleri için Zendesk, Freshdesk gibi üçüncü parti SaaS araçları kullanıldığında, bu platformların işletmenin kendi alan adı altında çalışması istenir. Bu durum, @@CODE0@@ veya @@CODE1@@ gibi alt domainlerin oluşturulup ilgili SaaS servisinin CNAME adresine yönlendirilmesiyle saniyeler içinde çözülür.
Benzer şekilde, müşterilerin faturalarını görüntüleyebileceği, aboneliklerini yönetebileceği kullanıcı portalları (@@CODE0@@ veya @@CODE1@@) ile kullanıcıların birbiriyle etkileşime girebileceği forum sistemleri (forum.ornek.com), ana web sitesinden tamamen farklı yetkilendirme, veri tabanı ve güvenlik protokollerine tabidir. Bu hassas kullanıcı verilerinin ve yüksek trafikli topluluk alanlarının ana tanıtım sitesinden izole edilmesi, siber güvenlik risklerini minimize ederken, olası bir dDoS saldırısı durumunda ana kurumsal web sitesinin ayakta kalmasını güvence altına alır.
Geliştirme (Staging) ve Test Ortamları
Yazılım geliştirme yaşam döngüsünde (SDLC), geliştirilen yeni özelliklerin veya hata düzeltmelerinin (bug fix) canlıya (production) alınmadan önce test edilmesi gerekir. Geliştirme ortamı (Staging environment), canlı sitenin birebir kopyası olarak çalışmalı ancak dış dünyadan ve özellikle arama motoru botlarından izole edilmelidir. Bu amaçla @@CODE0@@, @@CODE1@@ veya dev.ornek.com gibi alt domainler yaygın olarak kullanılır.
Modern CI/CD (Sürekli Entegrasyon / Sürekli Dağıtım) süreçlerinde, her bir kod dalı (branch) için otomatik olarak dinamik alt domainler (feat-xyz.ornek.com gibi) oluşturulabilir. Bu test ortamlarında çalışan kodların arama motoru botları tarafından taranmasını ve indekslenmesini engellemek için robots.txt dosyaları, "noindex" meta etiketleri ve HTTP Basic Authentication (şifreli giriş kapısı) gibi güvenlik önlemleri uygulanmalıdır. Böylece yazılım ve kalite güvence (QA) ekipleri, canlı ortama hiçbir zarar verme riski olmadan yeni özellikleri uçtan uca test edebilirler.
Alt Domain (Subdomain) ve Alt Klasör (Subfolder) Karşılaştırması

Web sitesi mimarisini planlarken en çok tartışılan konulardan biri, yeni bir bölüm oluşturulurken bunun bir alt domain (@@CODE0@@) mi yoksa bir alt klasör (@@CODE1@@) olarak mı yapılandırılması gerektiğidir. Bu karar, projenin teknik yönetiminden bütçesine, sunucu kaynakları tüketiminden uzun vadeli SEO performansına kadar her şeyi doğrudan etkiler. Her iki yaklaşımın da kendine has avantajları, dezavantajları ve teknik sınırları bulunmaktadır. Karar vermeden önce bu iki yapının mimari ve algoritmik temellerini derinlemesine incelemek gerekir.
Teknik ve Mimari Farklar
Teknik düzeyde alt klasör (subfolder veya directory), ana alan adının bulunduğu sunucu içerisindeki fiziksel veya mantıksal bir klasör yoludur. Tüm istekler aynı sunucuya gelir, aynı SSL sertifikası altından geçer ve aynı web sunucusu yazılımı (örneğin Nginx veya Apache) tarafından işlenir. Alt klasörler arasında kaynak paylaşımı (veritabanı bağlantıları, oturum çerezleri, önbellek dosyaları) son derece kolaydır. Ancak bu durum, klasörlerden birinde yaşanacak yüksek trafik yoğunluğunun veya yazılımsal bir hatanın, tüm web sitesinin çökmesine veya yavaşlamasına neden olabileceği anlamına gelir.
Alt domain ise DNS seviyesinde yönlendirilen tamamen ayrı bir bölümdür. blog.ornek.com adresi için gelen istekler, ana sunucuya hiç uğramadan tamamen farklı bir sunucuya, bulut altyapısına veya CDN (İçerik Dağıtım Ağı) noktasına yönlendirilebilir. Bu durum, mükemmel bir sunucu izolasyonu ve bağımsız ölçeklenebilirlik sağlar. Ancak sistemler arasında veri paylaşımı, ortak kullanıcı oturumlarının yönetimi (Single Sign-On - SSO gereksinimleri) ve güvenlik duvarı kurallarının senkronizasyonu alt klasör yapısına göre çok daha karmaşık ve zahmetlidir.
Arama Motoru Algısı: Hangisi Tercih Edilmeli?
Arama motoru optimizasyonu (SEO) perspektifinden bakıldığında, Google ve diğer büyük arama motorularının bu iki yapıya yaklaşımı tarihsel olarak farklılık göstermiştir. Google analistleri ve resmi yetkilileri, arama motoru botlarının her iki yapıyı da başarıyla tarayabildiğini ve hangisinin seçildiğinin algoritmik olarak bir önem taşımadığını defalarca belirtmiştir. Ancak pratik SEO deneyimleri ve vaka analizleri (case studies), durumun her zaman bu kadar basit olmadığını göstermektedir.
Arama motoru botları, alt domainleri çoğunlukla ana alan adından bağımsız, ayrı birer web sitesi gibi indeksleme eğilimindedir. Bu durum, ana alan adının sahip olduğu güçlü geri bağlantı profili (backlink profile) ve SEO otoritesi değerlerinin alt domaine doğrudan veya tam oranlı olarak aktarılamamasına yol açabilir. Yeni açılan bir alt domain, sıfıra yakın bir otorite ile yayına başlar ve kendi SEO otoritesini zamanla kendisi inşa etmek zorunda kalır. Aksine, bir alt klasör kullanıldığında, yeni eklenen tüm içerikler ana sitenin mevcut otoritesinden doğrudan yararlanır ve arama sonuçlarında çok daha hızlı üst sıralara yükselebilir. Bu nedenle, içerik odaklı projelerde (blog, rehber, makale dizinleri gibi) genellikle alt klasör yapısı tercih edilirken, ana siteden tamamen farklı amaçlara hizmet eden büyük ölçekli ve bağımsız servislerde alt domain yapısı öne çıkmaktadır.
Projeniz için en doğru adresleme modelini seçerken bu karşılaştırmayı göz önünde bulundurun. Artılar 2 avantaj Maksimum Altyapı Esnekliği Farklı sunucu, IP ve yazılım yığınlarını bağımsız yönetme özgürlüğü sağlar. Güvenlik ve İzolasyon Bir alt domaindeki siber saldırı veya çökme ana sitenin çalışmasını etkilemez. Eksiler 2 dikkat noktası SEO Otorite Dağılımı Ana alan adının kazandığı backlink gücü alt domaine doğrudan geçmez. Operasyonel ve SSL Maliyetleri Her alt domain için ayrı yönetim, SSL sertifikaları ve bakım süreçleri gerekir.Alt Domain vs Alt Klasör
Alt Domain Kullanımının Kurumsal Avantajları
Kurumsal ölçekteki web projelerinde ve çok uluslu şirketlerde, dijital varlıkların yönetimi yüzlerce farklı mikro siteyi, portalı, e-ticaret kanalını ve dahili uygulamayı kapsayabilir. Bu kadar devasa bir ekosistemi tek bir monolitik mimari altında toplamak, hem teknik olarak imkansıza yakındır hem de operasyonel olarak devasa riskler barındırır. Alt domain mimarisi, büyük organizasyonlara idari, teknik ve finansal açıdan çok boyutlu avantajlar sunarak dijital ürün yönetimini kolaylaştırır ve sistemlerin sürdürülebilirliğini güvence altına alır.
İlk olarak, organizasyonel yetkilendirme ve rol tabanlı erişim kontrolü (RBAC) açısından alt domainler benzersiz bir kolaylık sunar. Şirketin insan kaynakları departmanının yönettiği bir kariyer portalı (@@CODE0@@), pazarlama ekibinin yönettiği kurumsal blog (@@CODE1@@) ve yazılım ekibinin kontrolündeki API servisleri (api.ornek.com) tamamen farklı ekipler tarafından yönetilir. Alt domain yapısı sayesinde, her ekibe sadece kendi sorumluluk alanındaki sunucuya, DNS kayıtlarına ve kod deposuna (repository) erişim yetkisi verilir. Bu durum, insan hatasından kaynaklanabilecek ve tüm web sitesini etkileyebilecek majör kesintilerin önüne geçer.
İkinci olarak, siber güvenlik ve veri gizliliği (KVKK/GDPR) uyumluluğu süreçlerinde alt domain kullanımı risk yönetimini kolaylaştırır. Örneğin, kullanıcıların hassas ödeme ve kişisel verilerinin işlendiği bir müşteri portalı, genel kullanıma açık ve dışarıdan gelen yorumlara izin veren bir forum sitesiyle aynı sunucuda barındırılmamalıdır. Forum sitesine yapılabilecek bir SQL Enjeksiyonu (SQLi) veya Siteler Arası Betik Çalıştırma (XSS) saldırısı, aynı sunucudaki hassas veritabanının da ele geçirilmesine yol açabilir. Alt domain kullanarak bu sistemleri fiziksel ve mantıksal olarak izole etmek (sunucu izolasyonu), olası bir güvenlik ihlalinin etki alanını (blast radius) sadece o alt domain ile sınırlandırır.
Son olarak, finansal ve operasyonel bütçeleme süreçlerinde alt domainler departman bazlı maliyet takibini mümkün kılar. Farklı alt domainler AWS, Google Cloud veya Microsoft Azure gibi bulut sağlayıcılarında farklı projeler ve faturalandırma hesapları altında barındırılabilir. Bu sayede, hangi dijital servisin ne kadar sunucu kaynakları tüketimi yaptığını, bant genişliği maliyetlerini ve lisanslama giderlerini kurumsal düzeyde net bir şekilde hesaplamak ve ilgili departmanın bütçesine yansıtmak kolaylaşır.
Alt Domain Tercihinde Dikkat Edilmesi Gereken Riskler (SEO ve Maliyet)

Alt domain yapısının sunduğu esneklik ve güvenlik avantajları oldukça çekici görünse de, bu mimariyi seçmeden önce masada duran teknik, finansal ve SEO risklerini çok iyi analiz etmek gerekir. Yanlış planlanmış veya sadece anlık kolaylık sağladığı için tercih edilmiş alt domain stratejileri, uzun vadede ciddi teknik borçlara, marka otoritesinin zayıflamasına ve öngörülemeyen bütçe aşımlarına yol açabilir. Bu nedenle karar vericilerin, madalyonun diğer yüzündeki risk faktörlerini de masaya yatırması elzemdir.
SEO Otoritesinin Bölünmesi (Cannibalization Risks)
Alt domain kullanımının en büyük SEO riski, ana alan adının kazandığı otoritenin alt domainlere homojen bir şekilde dağıtılamamasıdır. Arama motoru botları, her yeni alt domaini yeni bir web sitesi gibi tarar. Eğer ana siteniz @@CODE0@@ üzerinde yıllardır biriktirdiğiniz yüksek kaliteli bir geri bağlantı profili (backlink profile) varsa, yeni açtığınız @@CODE1@@ bu güçten doğrudan faydalanamaz. Sıfırdan backlink çalışması yapılması, içeriklerin otoritesinin ayrı ayrı inşa edilmesi gerekir.
Ayrıca, ana siteniz ile alt domaininiz benzer anahtar kelimeleri hedeflediğinde anahtar kelime yamyamlığı (keyword cannibalization) yaşanabilir. Arama motorları, aynı arama sorgusu için hangi sayfanın daha yetkin olduğuna karar vermekte zorlanabilir ve bu durum her iki sayfanın da sıralama kaybetmesine neden olabilir. SEO otoritesinin bu şekilde parçalanması, organik trafik edinme maliyetlerini (CAC) artırarak dijital pazarlama bütçenizi olumsuz etkiler.
Tarama Bütçesi (Crawl Budget) Optimizasyonu
Arama motoru botlarının (Googlebot, Bingbot vb.) bir web sitesini taramak için ayırdığı günlük kaynak miktarına tarama bütçesi (crawl budget) denir. Büyük ölçekli ve binlerce sayfaya sahip web sitelerinde bu bütçenin doğru yönetilmesi kritik önem taşır. Alt domainler yayına alındığında, arama motoru botları her bir alt domain için ayrı bir tarama kuyruğu oluşturur ve bütçeyi böler.
Eğer çok fazla sayıda ve verimsiz alt domain kullanıyorsanız, Googlebot önemli sayfalarınızı taramak yerine önemsiz veya yinelenen içeriklerin bulunduğu alt domainleri tarayarak bütçeyi tüketebilir. Bu durum, yeni yayınladığınız veya güncellediğiniz kritik sayfaların indeksleme süreçlerinin haftalarca gecikmesine yol açar. Tarama bütçesi optimizasyonu yapılmamış dağınık bir alt domain yapısı, web sitenizin organik arama performansında genel bir düşüşe sebep olabilir.
Bakım, SSL ve Lisanslama Maliyetleri
Finansal açıdan, her bir alt domain ek bir operasyonel maliyet kalemi anlamına gelir. Güvenli bir web deneyimi (HTTPS) sunmak için her alt domainin SSL sertifikası ile korunması gerekir. Standart SSL sertifikaları genellikle tek bir alt domaini (@@CODE0@@ ve @@CODE1@@) kapsar. Çok sayıda alt domain kullanıldığında, tüm alt alan adlarını tek seferde güvence altına alabilen bir Wildcard SSL sertifikası satın alınması veya her biri için ayrı Let's Encrypt sertifikalarının otomatik yenileme mekanizmalarıyla (Certbot vb.) yapılandırılması gerekir. Bu durum hem sertifika maliyetlerini hem de sistem yönetimi (sysadmin) iş yükünü artırır.
Ayrıca, kullanılan üçüncü parti yazılımların, güvenlik duvarlarının (WAF), analitik araçlarının ve SEO tarayıcılarının lisanslama modelleri de alan adı başına ücretlendirilebilir. Örneğin, kurumsal bir güvenlik yazılımı veya bulut koruma kalkanı (Cloudflare, Akamai vb.) lisans ücretini korunan alt domain sayısına göre ölçeklendirebilir. Bu durum, alt domain sayısı arttıkça yazılım ve lisanslama bütçelerinin katlanarak artmasına yol açar.
Alt Domain Oluşturma Sürecine Genel Bakış

Bir alt domain oluşturmak ve onu aktif bir şekilde yayına almak, DNS yönetiminden sunucu konfigürasyonuna kadar uzanan bir dizi teknik adımı içerir. Bu sürecin doğru planlanması, web sitenizin kesintisiz ve güvenli bir şekilde çalışmaya başlamasını sağlar. Kurulum aşamaları, alan adınızın barındırıldığı DNS yönetim panelinde (Cloudflare, GoDaddy, AWS Route 53 vb.) başlar ve hedef sunucunun ayarlarının yapılmasıyla tamamlanır.
İlk adım, DNS ayarları üzerinde ilgili alt domain için doğru yönlendirme kaydının girilmesidir. Eğer alt domain, ana sitenizle aynı sunucuda veya farklı bir sunucuda doğrudan bir IP adresine yönlendirilecekse, bir A kaydı (veya IPv6 için AAAA kaydı) oluşturulmalıdır. Bu kayıtta "Name" alanına oluşturmak istediğiniz alt domain adı (örneğin sadece @@CODE0@@ veya @@CODE1@@), "Value" alanına ise hedef sunucunun statik IP adresi yazılır. Eğer alt domaini harici bir SaaS sağlayıcısına (örneğin Shopify veya Zendesk) yönlendirilecekseniz, bu durumda sağlayıcının size verdiği hedef web adresini gösteren bir CNAME kaydı (Canonical Name) oluşturmanız gerekir.
İkinci adım, hedef web sunucusunda (Nginx, Apache veya IIS) bu alt domain için gelen istekleri karşılayacak bir sunucu bloğunun (Server Block / VirtualHost) tanımlanmasıdır. Örneğin Nginx kullanan bir sunucuda, @@CODE0@@ dizini altında yeni bir konfigürasyon dosyası oluşturularak @@CODE1@@ yönergesi tanımlanır ve bu alt domainin sunucu içindeki hangi klasörden (root /var/www/blog;) yayın yapacağı belirtilir. Dosya kaydedilip Nginx servisi yeniden başlatıldıktan sonra sunucu, bu spesifik alt domain için gelen istekleri doğru klasöre yönlendirmeye başlar.
Son adım ise güvenlik protokollerinin tamamlanması, yani SSL sertifikası kurulumudur. Modern internet standartlarında arama motorları ve tarayıcılar HTTPS protokolünü zorunlu kılmaktadır. Alt domaininiz için Let's Encrypt gibi ücretsiz ve güvenilir bir otoriteden Certbot aracı vasıtasıyla hızlıca SSL sertifikası üretebilirsiniz. Eğer çok sayıda alt domain yönetiyorsanız, DNS doğrulamalı (DNS-01 challenge) bir Wildcard SSL sertifikası kurarak gelecekte açacağınız tüm alt alan adlarının da otomatik olarak şifrelenmesini sağlayabilirsiniz. Tüm bu adımların başarıyla tamamlanmasının ardından, alt domaininiz güvenli ve performanslı bir şekilde kullanıma hazır hale gelecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Alt domain açmak ücretli midir?
Alt domain oluşturmak için alan adı tescil firmanıza ekstra bir ücret ödemeniz gerekmez; sahip olduğunuz ana domain üzerinden dilediğiniz kadar alt domaini DNS paneli üzerinden ücretsiz olarak oluşturabilirsiniz. Ancak bu alt domainleri barındıracağınız ek sunucu kaynakları, Wildcard SSL sertifikaları veya üçüncü parti SaaS abonelikleri ek maliyetler yaratabilir.
Alt domain ana sitenin hızını veya performansını etkiler mi?
Alt domainler tamamen farklı sunucularda veya izole bulut kaynaklarında barındırılabildiği için ana sitenizin sunucu kaynakları tüketimi üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz. Hatta yüksek trafikli forum veya e-ticaret bölümlerini alt domaine taşımak, ana kurumsal sitenizin üzerindeki yükü hafifleterek genel performansı ve kullanıcı deneyimini iyileştirir.
Alt domain için ayrı bir SSL sertifikası almak şart mı?
Evet, her alt domainin veri güvenliği ve HTTPS protokolü için geçerli bir SSL sertifikasına sahip olması zorunludur. Tüm alt domainleri tek tek sertifikalandırmak yerine, ana domaininiz için alacağınız bir Wildcard SSL sertifikası ile mevcut ve gelecekteki tüm alt alan adlarınızı tek bir lisans altında koruyabilirsiniz.
Google, alt domainleri farklı bir web sitesi olarak mı değerlendirir?
Google arama motoru botları, alt domainleri yapısal ve tarama bütçesi yönetimi açısından çoğunlukla ana siteden bağımsız ayrı web sitesi olarak ele alır. Bu nedenle ana sitenizin sahip olduğu güçlü SEO otoritesi ve backlink profili, yeni açılan bir alt domaine doğrudan veya tam oranlı olarak yansımaz.
Alt domain ile alt klasör arasındaki en temel fark nedir?
Alt domain DNS seviyesinde yönlendirilen, farklı sunucu ve yazılım altyapıları kullanabilen bağımsız bir ağ katmanıyken; alt klasör ana sitenin sunucusu ve kod tabanı içinde yer alan fiziksel bir dosya yoludur ve ana sitenin SEO otoritesini doğrudan paylaşır.
Bir web sitesinde kaç adet alt domain oluşturulabilir?
Teknik olarak DNS standartları tek bir alan adı altında binlerce alt domain oluşturulmasına izin verir ve birçok tescil firması veya DNS sağlayıcısı bu konuda cömert limitler sunar. Ancak yönetim zorluğu, tarama bütçesinin bölünmesi ve güvenlik takibi gibi operasyonel riskler nedeniyle gereksiz alt domain açılmasından kaçınılmalıdır.
Alt domain kullanımı arama motorlarında kopya içerik cezasına yol açar mı?
Alt domain kendi başına bir kopya içerik cezasına yol açmaz; ancak ana site ile alt domain üzerinde birebir aynı içeriklerin barındırılması arama motoru botlarının kafasını karıştırarak dizine ekleme sorunlarına neden olabilir. Bu durumu önlemek için canonical etiketleri doğru kullanılmalı veya test ortamları robots.txt ile indekslemeye kapatılmalıdır.
Hangi durumlarda alt domain yerine alt klasör tercih edilmelidir?
Eğer temel amacınız sitenizin organik arama trafiğini artırmak, içerik pazarlaması yapmak ve tüm SEO otoritesini tek bir çatı altında biriktirmek ise alt klasör yapısı tercih edilmelidir. Ancak farklı bir yazılım altyapısı kuracaksanız, sistemleri izole etmek istiyorsanız veya bağımsız bir marka/dil yönetimi hedefliyorsanız alt domain daha doğru bir seçenektir.