Design System Nedir, Nasıl Oluşturulur?
Design system, dijital ürünlerde UI/UX tutarlılığını sağlayan, yeniden kullanılabilir bileşenler ve tasarım standartları bütünüdür. Dokümantasyon ve araç setlerinden oluşur.

İÇİNDEKİLER
%0 okundu
- Design System (Tasarım Sistemi) Nedir?
- Kavram Karmaşasını Gidermek: Stil Rehberi, UI Kit ve Design System Farkları
- Kurumsal Ölçekte Design System Kullanımının Stratejik Avantajları
- Profesyonel Bir Design System Nasıl Oluşturulur? (Adım Adım Süreç)
- Kritik Uyarı: Design System Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Riskleri
- Dünyadan Başarılı Design System Örnekleri İncelemesi
Dijital ürün geliştirme süreçlerinde ölçeklenebilirliği, hızı ve marka bütünlüğünü korumak, modern işletmeler için en kritik önceliklerden biridir. Bu süreçte karşılaşılan en büyük engel, tasarım ve yazılım ekipleri arasındaki kopukluklar ve bunun sonucunda ortaya çıkan arayüz tutarsızlıklarıdır. İşte bu noktada, tasarım dünyasında yeni bir standart belirleyen Design System Nedir, Nasıl Oluşturulur? sorusu gündeme gelmektedir. Bir tasarım sistemi, yalnızca görsel bir kütüphane değil; dijital ürünlerin geleceğini şekillendiren, şirket içi iletişimi optimize eden ve teknik borçları en aza indiren yaşayan bir altyapıdır. Bu kapsamlı rehberde, bir tasarım sisteminin tüm teknik mimarisini, kurumsal süreçlerdeki stratejik rolünü ve adım adım kurulum adımlarını inceleyeceğiz.
Design System (Tasarım Sistemi) Nedir?
Tasarım sistemi, dijital ürünlerin arayüz (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX) süreçlerini standardize eden, tasarımcılar ve yazılımcılar arasında ortak bir dil oluşturan yaşayan bir kılavuzdur. Tek başına bir stil rehberi veya şablon kütüphanesinin ötesine geçen bu yapı, ürün geliştirme ekosistemindeki tüm kararların ve kuralların saklandığı bir "tek doğru kaynak" (single source of truth) işlevi görür. Dijital ürünlerin hızlı bir şekilde ölçeklendiği, çoklu platformlarda (web, mobil, tablet, giyilebilir teknolojiler) eşzamanlı olarak yayınlandığı modern iş süreçlerinde, bir arayüz tasarımının el yordamıyla yapılması sürdürülebilir değildir. Tasarım sistemleri, her bir düğmenin, yazı boyutunun, boşluk standardının ve animasyon akışının önceden tanımlandığı, test edildiği ve kodlandığı bir altyapı sunarak karmaşayı ortadan kaldırır.
Kurumsal bir perspektiften bakıldığında, tasarım sistemi bir mühendislik disiplinidir. Tasarımcıların Figma gibi araçlarda çizdiği arayüz bileşenleri ile front-end geliştiricilerin React, Vue veya Angular gibi kütüphanelerde yazdığı kod parçacıkları (reusable components) bu sistem aracılığıyla birebir eşitlenir. Böylece tasarımda yapılan bir renk veya boyut güncellemesi, kod tabanına otomatik olarak yansıtılabilir hale gelir. Bu entegrasyon, dijital ürün ekiplerinin her defasında tekerleği yeniden icat etmesini önler ve odak noktasının yeni özellikler geliştirmeye ve kullanıcı deneyimini iyileştirmeye kaymasını sağlar.
Design System Neleri Kapsar?
Bir tasarım sisteminin kapsamı, basit bir renk paletinin oldukça ötesindedir ve dijital ürünün tüm katmanlarını yatay olarak keser. Sistem, en temelde üç ana sac ayağı üzerine kurulur: Tasarım ilkeleri (design principles), görsel dil ve kodlanmış bileşenler. Tasarım ilkeleri, markanın dijital ortamdaki karakterini ve kullanıcıya vermek istediği hissi tanımlayan felsefi kurallardır. Örneğin, "Erişilebilirlik her şeyden önce gelir" ilkesi, sistemdeki tüm renk kontrastlarının ve yazı boyutlarının WCAG (Web Content Accessibility Guidelines) standartlarına sıkı sıkıya uymasını zorunlu kılar.
Sistemin teknik katmanında ise tasarım belirteçleri (design tokens) adı verilen en küçük atomik birimler yer alır. Renk kodları (HEX, RGBA), yazı tipleri, satır yükseklikleri, kenar boşlukları (paddings/margins) ve gölge efektleri birer değişken olarak tanımlanır. Bu belirteçlerin üzerinde, yeniden kullanılabilir bileşen kütüphanesi (component library) yükselir. Düğmeler (buttons), form alanları (input fields), modal pencereleri ve navigasyon çubukları hem tasarım aracında hem de kod kütüphanesinde (örneğin Storybook ortamında) hazır bulunur. Son olarak, tüm bu bileşenlerin hangi kurallarla, nerede ve nasıl kullanılacağını açıklayan, kod örnekleri ve tasarım yönergeleriyle zenginleştirilmiş dinamik bir dokümantasyon platformu sistemi tamamlar.
Kavram Karmaşasını Gidermek: Stil Rehberi, UI Kit ve Design System Farkları
Dijital ürün tasarımı ve yazılımı süreçlerinde en sık karşılaşılan yapısal karışıklıklardan biri; stil rehberi (style guide), UI kit ve tasarım sistemi (design system) kavramlarının birbiri yerine kullanılmasıdır. Bu kavramsal karmaşa, projelerin bütçelendirilmesinde, iş güçlerinin planlanmasında ve ekiplerin beklentilerinde ciddi sapmalara yol açar. Her bir kavramın kapsamı, kullanım amacı ve teknik derinliği birbirinden belirgin sınırlarla ayrılmaktadır. Bu ayrımları net bir şekilde anlamak, kurumsal karar vericilerin doğru kaynak yatırımı yapmasını kolaylaştırır.
Stil rehberi, markanın görsel kimliğinin dijital ortama yansımasını tanımlayan statik bir belgedir. Temel olarak logo kullanımı, renk paletleri, tipografi kuralları ve marka dilini içerir. Stil rehberleri genellikle pazarlama ekipleri ve dış ajanslar için hazırlanır ve durağan bir yapıya sahiptir; kod tabanıyla herhangi bir dinamik bağı bulunmaz. UI kit ise tasarımcıların arayüzleri hızlıca çizebilmesi için hazırlanmış, hazır görsel ögelerin (butonlar, ikonlar, formlar) bir araya getirildiği bir tasarım kütüphanesidir. UI kitler tasarım araçları (Figma vb.) içinde yaşar ve yazılımcıların doğrudan erişebileceği, güncelleyebileceği bir kod karşılığına sahip değildir.
Tasarım sistemi ise tüm bu yapıları içine alan, onları kod tabanıyla dinamik olarak birleştiren ve sürekli yaşayan bir ekosistemdir. Tasarım sisteminin kalbinde "tasarım" ile "kod" arasındaki çift yönlü veri akışı bulunur. Stil rehberi markanın ne olduğunu, UI kit tasarımcının ne çizeceğini belirlerken; tasarım sistemi, bu çizimlerin yazılımda hangi fonksiyonlarla çalışacağını, erişilebilirlik standartlarını nasıl karşılayacağını ve farklı platformlarda nasıl render edileceğini yönetir. Yani bir tasarım sistemi, statik bir doküman değil, bizzat ürünün kendisi gibi sürekli güncellenen ve versiyonlanan bir yazılım ürünüdür.
Kurumsal Ölçekte Design System Kullanımının Stratejik Avantajları
Orta ve büyük ölçekli kurumlarda, birden fazla dijital ürünün ve bu ürünler üzerinde çalışan onlarca bağımsız ekibin yönetimi karmaşık bir hal alabilir. Her ekibin kendi tasarım kararlarını alması veya kod bloklarını sıfırdan yazması, zaman içinde ciddi bir marka tutarsızlığına ve teknik karmaşaya yol açar. Kurumsal ölçekte bir tasarım sistemi devreye sokulduğunda, bu karmaşa yerini standardize edilmiş, ölçülebilir ve verimli bir iş akışına bırakır. Yatırımın geri dönüşü (ROI) hem tasarım operasyonlarında hem de front-end geliştirme süreçlerinde kendisini hızla gösterir.
Ölçeklenebilirlik ve UI/UX Tutarlılığı
Bir şirketin web sitesi, mobil uygulaması, müşteri paneli ve bayii portalı gibi farklı temas noktalarında aynı marka deneyimini sunması marka sadakati açısından kritiktir. Tasarım sistemi, tüm bu farklı platformlarda UI/UX tutarlılığını garanti altına alır. Renk tonlarındaki sapmalar, farklı boyutlardaki butonlar veya tutarsız form doğrulama (validation) mesajları gibi kullanıcı deneyimini zedeleyen unsurlar sistem seviyesinde engellenir. Şirket yeni bir pazara girmek veya yeni bir dijital ürün geliştirmek istediğinde, sıfırdan tasarım yapmak yerine mevcut sistemin modüllerini kullanarak ürünü çok daha kısa sürede ve hatasız bir şekilde ölçeklendirilebilir hale getirir.
Geliştirme Süreçlerinde (Front-End) Maliyet ve Zaman Tasarrufu
Yazılım geliştirme süreçlerinin en maliyetli kalemlerinden biri, arayüz kodlama ve test aşamalarıdır. Front-end geliştiriciler, her yeni sayfada veya özellikte butonları, input alanlarını veya tabloları sıfırdan kodlamak zorunda kaldıklarında ciddi bir zaman kaybı yaşanır. Tasarım sistemi sayesinde, önceden kodlanmış ve tüm tarayıcı uyumluluk testleri, performans optimizasyonları yapılmış bileşenler (reusable components) doğrudan projeye dahil edilir. Bu durum, geliştirme aşamasındaki arayüz kodlama sürelerini %40 ila %60 oranında azaltarak sprint planlamalarının çok daha öngörülebilir olmasını sağlar ve doğrudan iş gücü maliyetlerinden tasarruf edilmesini sağlar.
Tek Doğru Kaynak (Single Source of Truth) ile İletişim Hatalarının Giderilmesi
Tasarımcıların ürettiği prototipler ile yazılımcıların hayata geçirdiği canlı kodlar arasındaki uyuşmazlıklar, ürün ekiplerinin en büyük sürtünme noktalarından biridir. "Tasarımda böyle görünmüyordu" veya "Bu bileşeni bu şekilde kodlamak çok zor" gibi tartışmalar projelerin gecikmesine sebep olur. Tasarım sistemi, hem tasarımcının Figma dosyasında hem de geliştiricinin kod kütüphanesinde aynı isimlendirmeleri (örneğin button-primary-large) ve kuralları kullanmasını sağlayarak tek doğru kaynak işlevi görür. Bu sayede ekipler arasındaki iletişim pürüzsüzleşir, onay süreçleri hızlanır ve revizyon döngüleri minimuma iner.
Profesyonel Bir Design System Nasıl Oluşturulur? (Adım Adım Süreç)
Profesyonel ve sürdürülebilir bir tasarım sistemi oluşturmak, yalnızca tasarım araçlarında çizim yapmaktan ibaret olmayan, kapsamlı bir mühendislik ve ürün yönetimi sürecidir. Başarılı bir sistem inşa etmek için adımların mantıksal bir sıra takip etmesi, paydaşların sürece erken dahil edilmesi ve teknik gereksinimlerin baştan çok iyi planlanması gerekir. İşletmenin ihtiyaçlarına tam uyum sağlayan bir sistemin kurulumu, sistemli bir metodolojiyi zorunlu kılar.
Adım 1: Mevcut Durum Analizi (UI Audit) ve İhtiyaç Tespiti
Sıfırdan bir şeyler çizmeye başlamadan önce, mevcut dijital varlıkların kapsamlı bir arayüz denetimine (ui audit) tabi tutulması gerekir. Bu aşamada, şirketin yayında olan tüm web siteleri, mobil uygulamaları ve dijital panellerinden ekran görüntüleri alınarak kullanılan tüm butonlar, yazı tipleri, renkler, ikonlar ve form elementleri bir araya getirilir. Denetim sonucunda genellikle aynı işlev için düzinelerce farklı mavi tonunun, farklı boyutlarda butonların ve tutarsız başlık stillerinin kullanıldığı görülür. Bu analiz, tasarım sisteminin çözmesi gereken temel tutarsızlıkları ve öncelikli olarak üretilmesi gereken bileşenlerin listesini (backlog) ortaya çıkarır.
Adım 2: Tasarım Prensipleri ve Ortak Dilin Tanımlanması
İkinci aşamada, sistemin felsefi temelini oluşturacak olan tasarım ilkeleri belirlenir. Bu ilkeler, gelecekte alınacak tüm tasarım ve yazılım kararlarına rehberlik eder. Örneğin, "Mobil öncelikli ve performans odaklı tasarım" bir ilke olarak benimsendiyse, sistemdeki tüm bileşenlerin minimum dosya boyutunda olması ve dokunmatik ekranlara tam uyum sağlaması zorunlu hale gelir. Ayrıca bu aşamada, sistemin dili ve ses tonu da netleştirilir; hata mesajlarından başarılı işlem bildirimlerine kadar kullanılacak tüm metinsel yapıların kuralları konulur.
Adım 3: Temel Yapı Taşlarının Kurulması (Design Tokens)
Tasarım belirteçleri (design tokens), bir tasarım sisteminin kodlanabilir en küçük hücreleridir. Renkler, yazı boyutları (font-sizes), satır yükseklikleri (line-heights), kenar yarıçapları (border-radius), gölgeler (shadows) ve ekran kırılma noktaları (breakpoints) gibi değerler sihirli sayılardan (magic numbers) arındırılarak birer değişken (variable) olarak tanımlanır. Bu belirteçler genellikle merkezi bir JSON dosyasında tutulur ve bir dönüşüm aracı (örneğin Amazon Style Dictionary) vasıtasıyla CSS, SASS, Tailwind, iOS Swift ve Android XML formatlarına otomatik olarak dönüştürülür. Böylece, markanın ana kırmızı rengi değiştiğinde sadece JSON dosyasındaki tek bir değer güncellenerek tüm platformlardaki uygulamaların aynı anda güncellenmesi sağlanır.
Adım 4: Atomic Design (Atomik Tasarım) Metodolojisi ile Bileşen Üretimi
Bileşenlerin tasarlanması ve kodlanması sürecinde, Brad Frost tarafından geliştirilen "Atomic Design" (Atomik Tasarım) metodolojisi dünya genelinde kabul görmüş en etkili yaklaşımdır. Bu metodoloji, arayüzleri hiyerarşik bir yapıda ele alır:
Atomlar: Daha fazla parçalanamayan en temel ögelerdir (örn: bir buton, bir input alanı, bir ikon).
Moleküller: Atomların bir araya gelerek daha karmaşık bir işlevi yerine getirdiği yapılardır (örn: bir arama kutusu ve arama butonunun birleşimi).
Organizmalar: Moleküllerin ve/veya atomların bir araya gelmesiyle oluşan işlevsel arayüz bölümleridir (örn: logo, navigasyon linkleri ve arama kutusunu barındıran bir Header bölümü).
Şablonlar: Sayfa düzeyindeki yerleşim düzenini (layout) belirleyen, içerikten bağımsız iskelet yapılardır.
Sayfalar: Şablonların gerçek içerikle, görsellerle ve verilerle doldurulmuş, kullanıcının gördüğü son halleridir.
Adım 5: Geliştirici Entegrasyonu ve Kapsamlı Dokümantasyon (Figma'dan Storybook'a)
Tasarım sisteminin başarısı, tasarım dünyasından yazılım dünyasına sorunsuz bir şekilde aktarılabilmesine bağlıdır. Figma üzerinde tasarlanan bileşenlerin özellikleri, Figma değişkenleri ve eklentileri aracılığıyla doğrudan kod tabanına aktarılır. Front-end geliştiriciler bu bileşenleri React, Vue gibi modern framework'ler kullanarak kodlar. Kodlanan bu bileşenlerin görsel testlerinin yapılabileceği, etkileşimli olarak parametrelerinin (props) denenebileceği Storybook gibi bir canlı kütüphane kurulur. Son olarak, tasarım yönergeleri ile canlı kod örneklerini bir araya getiren dinamik bir dokümantasyon sitesi hazırlanarak tüm ekiplerin erişimine açılır.
Kodlanan bileşenlerin projelere entegrasyon adımları. Tasarım belirteçlerini JSON formatından platform kodlarına dönüştürün. Kodlanan bileşenleri NPM veya özel bir paket yöneticisiyle paketleyin. İlgili paketleri hedef dijital ürünlerin kod tabanına entegre edin. Ürün ekiplerinden gelen geri bildirimlerle sistemi sürekli optimize edin.Tasarım Sistemi Dağıtım Süreci
Belirteçlerin Çıktılanması
Paketleme ve Dağıtım
Proje Entegrasyonu
Geri Bildirim Döngüsü
Kritik Uyarı: Design System Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Riskleri
Birçok kuruluş, tasarım sistemini bir kez yapılıp bitirilen ve rafa kaldırılan statik bir proje olarak görme hatasına düşer. Oysa tasarım sistemleri, dijital ürünlerin kendisi gibi sürekli nefes alan, güncellenmesi ve yönetilmesi gereken yaşayan organizmalardır. Sürdürülebilirlik planı yapılmadan başlanan tasarım sistemi girişimleri, kısa sürede ekipler tarafından terk edilme ve boşa harcanmış bir yatırıma dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu riskleri öngörmek ve yönetmek, projenin başarısı için kritik bir role sahiptir.
Zombileşme Riski: Sistemin Güncel Tutulmaması
Tasarım sistemi hayata geçtikten sonra, eğer sistemin güncellenmesi ve bakımı için net bir süreç tanımlanmadıysa "zombileşme" süreci başlar. Ürün ekipleri, tasarım sisteminde bulamadıkları yeni bileşenleri kendi başlarına tasarlayıp kodlamaya başladıklarında sistem yavaş yavaş geçerliliğini yitirir. Bu riskin önüne geçmek için tasarım sisteminin sahipliğini üstlenecek özel bir ekibin (design system team) veya federatif bir yönetim modelinin kurulması gerekir. Yeni bileşen taleplerinin, hata bildirimlerinin ve güncelleme isteklerinin nasıl işleneceğine dair SLA süreçleri tanımlanmalıdır.
Aşırı Kuralcılığın Getirdiği İnovasyon ve Çeviklik Kaybı
Tasarım sistemleri tutarlılığı sağlamak amacıyla kurulur, ancak bu tutarlılık arayışı aşırı katı kurallarla birleştiğinde tasarımcıların ve ürün yöneticilerinin elini kolunu bağlayabilir. Eğer sistem, yeni kullanıcı deneyimi deneylerine veya yenilikçi arayüz fikirlerine hiç alan tanımıyorsa, ekipler sistemi bir engel olarak görmeye başlar ve arkasından dolaşmanın yollarını arar. Sürdürülebilir bir tasarım sistemi, katı kurallarla esneklik arasında hassas bir denge kurmalıdır. Tasarımcılara, sistem bileşenlerini belirli sınırlar dahilinde özelleştirme (overriding) veya yeni bileşen önerilerinde bulunma özgürlüğü tanınmalıdır.
Teknik Borç ve Tasarım Borcu Birikimi
Teknoloji dünyası ve web standartları sürekli olarak değişmektedir. Bugün React ile yazılmış modern bir bileşen kütüphanesi, birkaç yıl içinde yeni kütüphane versiyonlarının çıkması veya tarayıcı standartlarının değişmesiyle eskiyebilir. Eğer tasarım sisteminin teknik altyapısı düzenli olarak modernize edilmezse, sistem kendisi bir teknik borç (technical debt) kaynağı haline gelir. Benzer şekilde, tasarım trendlerinin değişmesiyle güncelliğini yitiren görsel diller de tasarım borcu (design debt) yaratır. Sistemin her yıl düzenli olarak teknolojik ve görsel denetimlerden geçirilerek modernize edilmesi, yatırımın uzun vadeli korunmasını sağlar.
Dünyadan Başarılı Design System Örnekleri İncelemesi
Kendi tasarım sisteminizi oluştururken, küresel teknoloji liderlerinin yıllar süren deneyimleriyle şekillendirdiği ve açık kaynak olarak paylaştığı başarılı sistemleri incelemek ufuk açıcı olabilir. Bu sistemler, dokümantasyon kaliteleri, teknik altyapıları ve tasarım kararlarının arkasındaki bilimsel yaklaşımlarla iyi birer referans noktasıdır. Her biri farklı bir iş modeline ve hedef kitleye yönelik çözümler sunar.
Google tarafından geliştirilen Material Design, mobil ve web dünyasındaki en bilinen sistemlerden biridir. "Material 3" sürümüyle birlikte kişiselleştirilebilir dinamik renk sistemlerini (Material You) entegre etmiştir. Material Design, özellikle derinlik hissi, ışık-gölge ilişkileri ve fizik kurallarına dayalı animasyon akışları konusunda çok detaylı yönergeler sunar. IBM tarafından geliştirilen Carbon Design System ise tamamen veri yoğun, kurumsal ve karmaşık yazılımlar (dashboard'lar, bulut yönetim panelleri) için optimize edilmiştir. Açık kaynak dünyasındaki en iyi geliştirici entegrasyonuna sahip sistemlerden biri olan Carbon, React'ten Svelte'e kadar geniş bir framework desteği sunar.
E-ticaret odaklı bir sistem incelemek isterseniz, Shopify'ın Polaris tasarım sistemi doğru bir adrestir. Polaris, sadece görsel bileşenleri değil; e-ticaret satıcılarının dilini, ürün listeleme mantığını, ödeme adımlarındaki kullanıcı psikolojisini ve erişilebilirlik standartlarını başarılı bir şekilde dokümante eder. Salesforce'un Lightning Design System'ı ise kurumsal SaaS uygulamalarının devasa veri tablolarını, formlarını ve iş akışlarını yönetmek için özel olarak kurgulanmıştır. Bu örnekler, başarılı bir tasarım sisteminin sadece görsel odaklı kalmayıp, hizmet ettiği iş modelinin tüm operasyonel ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini açıkça göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Design system kurmak ne kadar sürer?
Kurulum süresi, organizasyonun büyüklüğüne ve ürünlerin karmaşıklığına bağlı olarak değişir. Temel bir sistem 3 ila 6 ay arasında kurulabilirken, kurumsal ölçekteki sistemlerin olgunlaşması 1 yılı bulabilir.
Küçük projeler için design system gerekli midir?
Tek seferlik küçük projeler için sıfırdan kapsamlı bir sistem kurmak yüksek maliyetli olabilir. Bunun yerine hazır UI kitlerden veya Tailwind gibi CSS kütüphanelerinden yararlanarak hafif bir stil rehberi oluşturmak daha verimlidir.
Atomik tasarım aşamaları nelerdir?
Atomik tasarım; en küçük yapı taşı olan Atomlar ile başlar, sırasıyla Moleküller, Organizmalar, Şablonlar ve gerçek verinin eklendiği en üst katman olan Sayfalar olmak üzere 5 aşamadan oluşur.
Design Tokens (Tasarım Belirteçleri) ne işe yarar?
Tasarım belirteçleri; renk, tipografi ve boşluk gibi kararları merkezi bir JSON dosyasında değişken olarak saklayarak tasarım araçları ile farklı kod platformları arasında otomatik senkronizasyon sağlar.
Figma ve Storybook entegrasyonu nasıl sağlanır?
Figma'daki tasarım bileşenleri, Figma değişkenleri ve API eklentileri aracılığıyla dışa aktarılır; yazılımcılar ise bu bileşenleri React/Vue ile kodlayıp Storybook ortamında canlı ve interaktif olarak belgeler.
Tasarım sistemi oluştururken ilk olarak nereden başlanmalıdır?
Sürece her zaman mevcut tüm dijital ürünlerin ve arayüz elemanlarının analiz edildiği, tutarsızlıkların tespit edildiği kapsamlı bir arayüz denetimi (UI audit) ile başlanmalıdır.
Stil rehberi (Style Guide) ile Design System arasındaki en temel fark nedir?
Stil rehberi marka kurallarını içeren statik bir dokümanken, tasarım sistemi kod tabanıyla canlı olarak entegre çalışan, dinamik ve yeniden kullanılabilir bileşenlerden oluşan yaşayan bir yazılım ürünüdür.
Tasarım sisteminin güncel kalması nasıl sağlanır?
Sistemin güncel kalması için özel bir tasarım sistemi ekibi kurulmalı, yeni bileşen talepleri ve hata bildirimleri için net bir onay ve sürüm (versiyonlama) yönetim süreci işletilmelidir.