Web Hosting Nedir, Nasıl Seçilir?
Web hosting, siteleri erişilebilir kılan sunucu hizmetidir. Altyapı seçimi; trafik hacmi, uptime oranı, sunucu güvenliği ve ölçeklenebilirlik kapasitesine göre yapılmalıdır.

Web sitesinin internet üzerindeki fiziksel dünyasını temsil eden web hosting, bir web projesinin performansı, güvenliği ve ölçeklenebilirliği üzerinde doğrudan söz sahibidir. Altyapı seçimi; trafik hacmi, uptime oranı, sunucu güvenliği ve ölçeklenebilirlik kapasitesine göre yapılmalıdır. Yanlış yapılandırılmış veya yetersiz kaynaklara sahip bir sunucu mimarisi, sadece hız kayıplarına yol açmakla kalmaz; aynı zamanda veri ihlallerine ve ciddi ciro kayıplarına da zemin hazırlar. Bu rehberde, kurumsal karar vericiler ve teknik ekipler için web barındırma ekosistemini, altyapı mimarilerini ve doğru sunucu yatırımı yaparken dikkat edilmesi gereken teknik parametreleri derinlemesine analiz ediyoruz.
Web Hosting (Barındırma) Kavramı ve Temel İşlevi
Web hosting, özünde bir web sitesinin barındırılmak istenen tüm dosyalarını (HTML, CSS, JavaScript kodları, görseller, veri tabanları ve medya dosyaları) internet kullanıcılarının erişimine 7/24 açık tutan, özel olarak yapılandırılmış yüksek performanslı bilgisayarlarda (sunucu) alan kiralama işlemidir. Sıradan bilgisayarlardan farklı olarak bu sunucular, veri merkezlerinde (datacenter) kesintisiz elektrik hatları, iklimlendirme sistemleri, yedekli jeneratörler ve ultra yüksek hızlı fiber optik internet bağlantılarıyla desteklenen izole odalarda konumlandırılır. Web barındırma süreci sadece bir depolama hizmetinden ibaret değildir; web sunucusu yazılımları (Nginx, Apache, LiteSpeed, IIS) aracılığıyla gelen HTTP/HTTPS isteklerini yorumlayan, işleyen ve istemciye (tarayıcıya) milisaniyeler seviyesinde geri gönderen aktif bir hesaplama işlemidir.
Teknik bir perspektiften bakıldığında, sunucu üzerindeki donanım kaynaklarının (CPU, RAM, depolama birimi, ağ kartı) işletim sistemi (Linux/Windows) seviyesinde nasıl bölümlendirildiği ve yönetildiği, sunucu hizmeti kalitesini doğrudan belirler. Kurumsal projelerde bu kaynakların diğer kullanıcılardan izole edilmesi, performans dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik önem taşır.
Hosting ve Alan Adı (Domain) Arasındaki Kritik Farklar
Web barındırma altyapısının işlevini tam olarak kavramak için alan adı (domain) tescili ile hosting arasındaki kavramsal ayrımı netleştirmek gerekir. Alan adı, web sitenizin internet üzerindeki fiziksel adresini temsil eden benzersiz bir yönlendirme etiketidir (Örneğin: @@CODE0@@). İnternet protokolleri (IP) düzeyinde, bilgisayarlar birbirleriyle @@CODE1@@ gibi karmaşık rakam dizileri üzerinden iletişim kurarlar. Kullanıcıların bu IP adreslerini akılda tutması pratik olmadığından, Alan Adı Sistemi (DNS) adı verilen küresel hiyerarşik veri tabanı mekanizması geliştirilmiştir. Alan adı tescili, sadece bu ismin belirli bir süre boyunca (genellikle yıllık) sizin adınıza rezerve edilmesini sağlar.
Hosting ise bu alan adının yönlendirildiği, web sitesinin tüm içeriklerinin fiziksel veya sanal olarak depolandığı ve çalıştırıldığı gerçek alandır. DNS yönetim paneli üzerinden alan adınıza ait "A" veya "CNAME" kayıtlarını hosting sağlayıcınızın size atadığı sunucu IP adreslerine yönlendirdiğinizde, adres ile bina arasındaki teknik bağ kurulmuş olur. Özetle; alan adı evinizin posta adresi iken, web hosting o adreste inşa edilmiş olan ve tüm eşyalarınızı barındıran fiziksel binayı temsil eder.
Kurumsal İhtiyaçlara Göre Web Hosting Türleri ve Risk Analizi
Kurumsal bir projenin teknik mimarisi tasarlanırken, seçilecek sunucu tipi projenin gelecekteki performans limitlerini ve güvenlik sınırlarını çizer. Yanlış kategoride bir hosting tercihi yapmak, sistemin kaynak yetersizliği nedeniyle kilitlenmesine, veritabanı bağlantı hatalarına (örneğin "Error Establishing a Database Connection") veya güvenlik açıklarının tüm sunucuya yayılmasına neden olabilir. Aşağıda, modern web barındırma türlerini donanımsal ve yazılımsal katmanlarıyla ele alarak risk analizlerini gerçekleştiriyoruz.
Paylaşımlı (Shared) Hosting: Düşük Maliyet, Sınırlı Kaynak
Paylaşımlı (Shared) altyapı, tek bir fiziksel sunucunun işlemci (CPU), bellek (RAM), disk alanı ve bant genişliği (bandwidth) gibi tüm kaynaklarının yüzlerce, hatta bazen binlerce farklı web sitesi arasında ortaklaşa kullanıldığı modeldir. Sistem yöneticileri, sunucu üzerinde kontrol panelleri (cPanel / Plesk kontrol paneli) aracılığıyla her bir kullanıcıya belirli kota sınırları tanımlar.
Teknik Riskler ve Sınırlamalar: Paylaşımlı hosting modellerinde en büyük risk "kötü komşu" (bad neighbor) etkisidir. Aynı sunucuda yer alan herhangi bir web sitesi yoğun bir trafik dalgası aldığında veya optimize edilmemiş veritabanı sorguları çalıştırdığında, tüm sunucu işlemcisini kilitleyebilir ve sizin sitenizin de yavaşlamasına veya tamamen erişilemez hale gelmesine yol açabilir. Ek olarak, paylaşımlı IP riski mevcuttur; aynı sunucudaki bir sitenin spam e-posta göndermesi veya yasa dışı faaliyet yürütmesi durumunda, sunucunun ortak IP adresi küresel kara listelere (blacklist) girebilir ve kurumsal e-postalarınızın doğrudan alıcıların spam klasörüne düşmesine neden olabilir.
Kimler İçin Uygun? Kişisel bloglar, düşük bütçeli portfolyo siteleri, yeni kurulan ve aylık ziyaretçi sayısı 5.000'in altında olan yerel mikro işletmeler için ekonomik bir başlangıç seçeneğidir.
Sanal Sunucular (VPS ve VDS): İzole Edilmiş Güvenli Performans
Tek bir fiziksel sunucunun hipervizör (Hypervisor) adı verilen sanallaştırma yazılımları (KVM, VMware, Xen) kullanılarak birden fazla bağımsız sanal makineye bölünmesiyle elde edilen yapılara VPS ve VDS denir.
VPS (Sanal Özel Sunucu): Bu mimaride donanım kaynakları yazılımsal olarak bölünür. CPU ve RAM kaynakları teorik olarak atanmış görünse de, sunucudaki diğer sanal makineler boşta kaldığında bu kaynaklar ortak havuza aktarılabilir. Aşırı yük durumunda sistem performansında hafif dalgalanmalar yaşanabilir.
VDS (Sanal Atanmış Sunucu): Donanımsal sanallaştırma teknolojileri kullanılarak donanım kaynaklarının her bir kullanıcıya kesin olarak rezerve edildiği (izole kaynak tahsisi) modeldir. Size tahsis edilen 8 GB RAM veya 4 Core CPU, diğer sanal sunucuların yük durumundan bağımsız olarak yalnızca sizin projeniz tarafından kullanılır. Bu durum, kurumsal uygulamalar için öngörülebilir bir performans ve yüksek güvenlik standartları sağlar.
Kimler İçin Uygun? Orta ölçekli e-ticaret siteleri, kurumsal kurumsal portallar, özel yazılım (SaaS) projeleri ve aylık 10.000 ile 100.000 arasında ziyaretçi trafiğine sahip olan web projeleri için ideal dengedir.
Bulut (Cloud) Hosting: Kesintisiz Ölçeklenebilirlik
Bulut (Cloud) mimarisi, tek bir fiziksel sunucu yerine, birbirine entegre edilmiş devasa bir sunucu havuzunun (cluster) kaynaklarının sanallaştırılarak sunulması prensibine dayanır. Sitenizin verileri tek bir sabit diskte değil, ağa bağlı gelişmiş depolama sistemlerinde (SAN/Ceph) yedekli olarak tutulur.
Teknik Üstünlükleri: Bulut barındırmanın en büyük avantajı "yüksek kullanılabilirlik" (High Availability) sunmasıdır. Kümedeki fiziksel sunuculardan biri donanımsal bir arıza yaşadığında, web siteniz kesintiye uğramadan milisaniyeler içinde kümedeki diğer aktif bir sunucu üzerinden çalışmaya devam eder. Ayrıca, anlık trafik artışlarında CPU ve RAM kaynakları dinamik olarak ölçeklenebilir (auto-scaling). Bu durum, ani yük dalgalanmalarında sistemin çökmesini engeller.
Kimler İçin Uygun? Sürekli büyüyen e-ticaret platformları, trafik dalgalanmaları yaşayan medya siteleri, kesintisiz çalışması gereken kritik web uygulamaları ve global pazarı hedefleyen SaaS projeleri için en güvenli altyapıdır.
Fiziksel (Dedicated) Sunucu: Maksimum Kontrol ve Veri Gizliliği
Dedicated sunucu, veri merkezinde bulunan fiziksel bir makinenin tamamının (kasa, anakart, işlemci, RAM, diskler ve ağ portu) tek bir müşteriye kiralanmasıdır. Sunucu üzerinde herhangi bir sanallaştırma katmanı veya komşu kullanıcı bulunmaz.
Kontrol ve Güvenlik Seviyesi: Donanım bileşenlerinin seçiminden işletim sisteminin kernel ayarlarına, güvenlik duvarı (firewall) kurallarından özel yedekleme protokollerine kadar her şey tamamen sizin kontrolünüzdedir. Fiziksel izolasyon sayesinde veri ihlali riskleri en düşük seviyeye indirgenir. Özellikle finans, sağlık ve devlet kurumları gibi hassas verilerin işlendiği, KVKK ve GDPR uyumluluğu gerektiren projelerde fiziksel sunucu kullanımı bir zorunluluk haline gelebilir.
Kimler İçin Uygun? Devasa veri tabanı sorguları çalıştıran büyük e-ticaret siteleri, yüksek hacimli kurumsal uygulamalar, çok yüksek anlık trafiğe (aylık 1 milyon+ ziyaretçi) sahip platformlar ve tam donanımsal kontrol isteyen sistem mimarları için tasarlanmıştır.
Projenizin teknik gereksinimlerine göre en uygun barındırma modelini belirleyin. Avantaj Paylaşımlı (Shared) hosting, düşük ilk yatırım maliyeti ve kolay yönetim sağlar. Dezavantaj Sınırlı kaynaklar ve paylaşımlı IP kullanımı nedeniyle güvenlik/performans riskleri barındırır. Avantaj VDS veya Bulut (Cloud) mimarisi, izole kaynaklar ve dinamik ölçeklenebilirlik sunar. Dezavantaj Temel sunucu yönetimi bilgisi veya harici bir sistem yöneticisi desteği gerektirir. Avantaj Dedicated (Fiziksel) sunucu, donanım düzeyinde tam kontrol ve üst düzey veri gizliliği sağlar. Dezavantaj Yüksek operasyonel maliyetler ve donanım arızalarında manuel müdahale ihtiyacı oluşturur.Karar Matrisi
Giriş Seviyesi Blog ve Kurumsal Tanıtım Siteleri
Orta Ölçekli E-Ticaret ve SaaS Girişimleri
Yüksek Trafikli Portallar ve Hassas Veri İşleyen Finansal Sistemler
Kritik Karar: Web Hosting Seçiminde Değerlendirilmesi Gereken Temel Kriterler
Altyapı tercihi yaparken yalnızca maliyet odaklı kararlar vermek, uzun vadede ciddi teknik borçlar (technical debt) biriktirmenize sebep olur. Doğru bir web hosting yatırımı için aşağıdaki beş temel teknik parametreyi bir kontrol listesi olarak değerlendirmeniz gerekir.
Kesinti Sürelerinin Maliyeti ve Uptime (Erişilebilirlik) Oranı
Uptime oranı, bir sunucunun belirli bir zaman diliminde internet üzerinden erişilebilir kalma yüzdesini ifade eder. Sektör standardı olarak kabul edilen minimum oran %99.9 erişilebilirlik düzeyidir. İlk bakışta kulağa yüksek gelen bu oranlar, matematiksel olarak incelendiğinde işletmeler için farklı anlamlar taşır:
%99.0 Uptime: Yılda ortalama 3,65 gün (87,6 saat) kesinti anlamına gelir ki bu kurumsal bir marka için kabul edilemez bir prestij ve ciro kaybıdır.
%99.9 Uptime: Yılda ortalama 8,76 saat kesinti demektir. Planlı bakım çalışmaları dışında bu süre kabul edilebilir sınırlardadır.
%99.99 Uptime (High Availability): Yılda maksimum 52,56 dakika kesinti anlamına gelir ve genellikle yedekli bulut mimarileriyle sağlanabilir.
E-ticaret siteleri veya dijital SaaS işletmeleri için sistemin kapalı kaldığı her dakikanın doğrudan finansal kaybı vardır. Bu nedenle hosting seçerken, sağlayıcının geçmiş uptime istatistiklerini tarafsız platformlar üzerinden incelemek ve kesinti durumlarında geçerli olacak cezai şartları içeren taahhütleri aramak kritik önem taşır.
Sunucu Güvenliği, SSL ve DDoS Koruması
Web sunucuları, siber saldırganların birincil hedefleri arasındadır. Güvenli bir hosting altyapısı, yalnızca basit bir ücretsiz SSL sertifikası sağlamakla yetinmemeli, aynı zamanda aşağıdaki donanımsal ve yazılımsal güvenlik katmanlarını içermelidir:
DDoS Koruması: Sunucu ağ geçidinde konumlandırılmış donanımsal firewall cihazları (örneğin Arbor Networks altyapıları), gelen zararlı trafik dalgalarını (DDoS) algılamalı ve sitenize ulaşmadan temizleme merkezlerinde (scrubbing center) süzmelidir.
WAF (Web Application Firewall): SQL Injection, Cross-Site Scripting (XSS) gibi uygulama katmanı (L7) saldırılarını tespit edip bloke edebilen yazılımsal koruma kalkanları aktif olmalıdır.
İzole Ağ Güvenliği: Sunucudaki işletim sisteminin düzenli olarak yamalanması (kernel güncellemeleri) ve kötü amaçlı yazılımları tarayan gerçek zamanlı güvenlik yazılımlarının (Imunify360, ModSecurity vb.) bulunması gerekir.
Trafik Hacmi Yönetimi ve Bant Genişliği Limitleri
Bant genişliği (bandwidth), sunucunuz ile kullanıcılarınızın tarayıcıları arasında bir ay içinde aktarılabilecek maksimum veri miktarını tanımlar. Sitenizin ortalama sayfa boyutu 3 MB ise ve ayda 10.000 ziyaretçi alıyorsanız, teorik olarak en az 30 GB bant genişliğine ihtiyacınız vardır.
Pek çok hosting firması "sınırsız trafik" vaadiyle satış yapsa da, bu durumun arka planında her zaman bir "Adil Kullanım Kotası" veya CPU/RAM limitleri bulunur. Siteniz anlık olarak yoğun bir kampanya veya sosyal medya yönlendirmesi nedeniyle yüksek trafik aldığında, sunucu kaynak aşımı (resource limits exceeded) hatası vererek erişime kapanabilir. Kurumsal projelerde, bant genişliği sınırlarının esnek olduğu ve limit aşımında sitenizin kapatılmak yerine ek ücretlendirmeyle çalışmaya devam ettiği esnek paketler tercih edilmelidir.
Donanım Altyapısı: NVMe/SSD Depolama ve Yanıt Süreleri
Web sitenizin hızı, doğrudan Google'ın Core Web Vitals ölçümlerini ve dolayısıyla SEO performansınızı etkiler. Sunucu yanıt süresi (TTFB - Time to First Byte) üzerinde en belirleyici donanımsal unsur, kullanılan disk teknolojisidir.
SATA HDD: Mekanik dönen diskler olup, günümüz modern web projeleri için son derece yavaştır ve veritabanı okuma/yazma hızlarında ciddi darboğazlar yaratır.
SATA SSD: Geleneksel disklere göre yaklaşık 4-5 kat daha hızlı okuma/yazma performansı sunar ve standart web siteleri için iyi bir temel oluşturur.
NVMe SSD: PCIe arabirimini doğrudan kullanan bu yeni nesil depolama birimleri, SATA SSD'lerden bile 6 ila 10 kat daha yüksek hızlara (3500+ MB/s) ulaşır. Veritabanı yoğunluklu dinamik web siteleri (WordPress, Magento, özel PHP/Node.js yazılımları) kesinlikle NVMe depolama teknolojisine sahip sunucularda barındırılmalıdır.
Felaket Kurtarma Senaryoları ve Veri Yedekleme Periyotları
Teknoloji dünyasında sistem arızaları, insan hataları veya siber saldırılar her an gerçekleşebilir. Bu senaryolara karşı en güçlü savunma mekanizmanız, felaket kurtarma (disaster recovery) ve düzenli yedekleme stratejinizdir.
Sorgulamanız gereken teknik yedekleme kriterleri şunlardır:
Yedekleme Sıklığı: Verileriniz günlük mü yoksa haftalık mı yedekleniyor? Dinamik e-ticaret siteleri için günlük, hatta saatlik yedekleme şarttır.
Yedekleme Lokasyonu: Alınan yedekler sunucuyla aynı fiziksel disk üzerinde mi, yoksa tamamen bağımsız, coğrafi olarak farklı bir veri merkezinde (off-site backup) mi saklanıyor? Sunucu diskinin fiziksel olarak bozulması durumunda yerel yedekler de yok olacağından, harici yedekleme sunucuları hayati önem taşır.
Geri Dönüş Süresi (RTO/RPO): Bir felaket anında, yedekten geri yükleme işleminin ne kadar süreceği (RTO) ve ne kadarlık bir veri kaybını (RPO) göze aldığınız net olarak belirlenmiş olmalıdır.
Hosting Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Gizli Tehlikeler
Web barındırma pazarı, fiyat odaklı pazarlama stratejilerinin yoğun olduğu bir sektördür. İşletmeler genellikle ilk satın alma aşamasında oldukça cazip görünen tekliflerle karşılaşsalar da, uzun vadede faturalandırılmayan gizli maliyetler ve operasyonel sınırlamalarla karşılaşabilirler. Bu riskleri bertaraf etmek için iki ana konuya dikkat etmek şarttır.
SLA (Hizmet Seviyesi Sözleşmesi) ve 7/24 Gerçek Teknik Destek
Hizmet Seviyesi Sözleşmesi (SLA), servis sağlayıcının size sunmayı taahhüt ettiği hizmet kalitesini ve bu kalitenin altına düşülmesi durumunda uygulanacak yaptırımları belirleyen yasal belgedir.
SLA Detayları: "Uptime garantisi veriyoruz" ifadesi sözleşmede açıkça tanımlanmadığı sürece hukuki bir değer taşımaz. Gerçek bir kurumsal SLA; kesinti süresi belirli limitleri aştığında, sağlayıcının müşteriye ücretsiz kullanım kredisi veya nakdi iade yapmasını şart koşar.
Destek Seviyeleri (Tiers): Pek çok firma 7/24 destek sunduğunu iddia eder ancak gece yarısı açtığınız acil bir bilete (ticket) verilen yanıt sadece "Talebiniz alınmıştır" şeklinde otomatik bir sistem mesajı olabilir. Kritik kurumsal altyapılarda, doğrudan sunucu mühendislerine ulaşabileceğiniz (L3 Seviye Destek), yanıt süreleri SLA ile sınırlandırılmış (Örneğin: Acil durumlarda maksimum 15-30 dakika yanıt süresi) destek paketleri sorgulanmalıdır.
Yenileme Maliyetleri ve Gizli Kotalar
Sektörde en sık karşılaşılan ticari taktiklerden biri, ilk yıl için sunulan %70-%80 seviyesindeki indirimlerdir. Ancak sonraki yıllarda yenileme (renewal) ücretleri standart liste fiyatları üzerinden yansıtılır ve bu fiyatlar ilk yıl ödenen miktarın birkaç katı olabilir. Sözleşmeyi imzalamadan önce mutlaka sonraki yılların yenileme fiyatlarını kontrol etmeli ve bütçe planlamanızı bu gerçek maliyetler üzerinden yapmalısınız.
Bunun yanı sıra, "Limitsiz Hosting" adı altında satılan paketlerde sıklıkla karşımıza çıkan bazı gizli kotalar şunlardır:
Inode Limiti (Dosya Sayısı Sınırı): Sitenizdeki toplam dosya, e-posta, klasör ve görsel sayısının üst sınırıdır. Disk alanınız boş olsa dahi, Inode limitini aştığınızda sunucuya yeni dosya yazamazsınız ve siteniz hata verir.
E-posta Gönderim Limitleri: Sunucu üzerinden saatlik veya günlük gönderilebilecek maksimum e-posta sayısıdır. Kurumsal toplu e-posta gönderimlerinde bu limitler nedeniyle sistem bloke olabilir.
Eşzamanlı Bağlantı Limiti (Concurrent Connections): Aynı anda veritabanına bağlanabilecek maksimum kullanıcı sayısını (örneğin
max_user_connectionsparametresi) ifade eder. Bu sınır düşük tutulduğunda, siteniz aynı anda sadece 20-30 aktif kullanıcıyı destekleyebilir ve fazlası geldiğinde çöker.
Sıkça Sorulan Sorular
Ücretsiz hosting kullanmak işletmeler için neden risklidir?
Ücretsiz hosting servisleri genellikle hiçbir performans ve uptime garantisi sunmaz, donanımsal korumadan yoksundur ve sitenize zorunlu reklamlar ekleyebilir. Ayrıca veri güvenliği standartları zayıf olduğundan, KVKK/GDPR ihlallerine ve veri kaybı risklerine doğrudan davetiye çıkarır.
Web sitemin trafiği arttığında altyapımı kesintisiz nasıl büyütebilirim?
Bulut (Cloud) hosting veya yönetilebilir VDS servislerini tercih ederek, sitenizde hiçbir kesinti yaşamadan işlemci (CPU), RAM ve depolama kaynaklarınızı dinamik olarak üst paketlere yükseltebilirsiniz.
Linux ve Windows hosting arasındaki tercih neye göre yapılmalıdır?
Bu tercih web sitenizin yazıldığı programlama diline bağlıdır; PHP, Python, Node.js ve MySQL tabanlı projeler (WordPress dahil) için Linux hosting, ASP.NET, C# ve MS SQL tabanlı kurumsal projeler için ise Windows hosting tercih edilmelidir.
Kötü bir sunucu komşusu paylaşımlı hostingde sitemi nasıl etkiler?
Paylaşımlı sunucudaki bir komşu sitenin aşırı kaynak tüketmesi sitenizin yavaşlamasına veya çökmesine; komşunun spam e-posta göndermesi ise ortak IP adresinin kara listeye girmesine ve kurumsal e-postalarınızın spama düşmesine yol açar.
NVMe SSD depolama ile standart SSD depolama arasındaki fark performansı nasıl etkiler?
NVMe SSD depolama birimleri, standart SATA SSD'lere göre 6 ila 10 kat daha yüksek okuma/yazma hızları sunarak veritabanı sorgularının işlenme süresini minimize eder, sunucu yanıt süresini (TTFB) düşürür ve sayfa yüklenme hızını artırır.
SLA (Hizmet Seviyesi Sözleşmesi) nedir ve bir işletme için neden kritiktir?
SLA, hosting sağlayıcısının sunacağı uptime oranı, destek yanıt süreleri ve güvenlik standartlarını yasal taahhüt altına alan belgedir; kesinti durumlarında işletmenizin uğrayacağı zararların tazmin edilmesini veya telafi kredisi alınmasını yasal olarak garanti eder.
Inode limiti nedir ve web sitesinin çalışmasını nasıl durdurabilir?
Inode limiti, hosting hesabınızda barındırılabilecek maksimum dosya, dizin ve e-posta sayısı sınırıdır; disk alanınız tamamen boş olsa bile bu limit aşıldığında sunucuya yeni dosya yazılamaz, veritabanı güncellenemez ve siteniz çalışmayı durdurur.
DDoS koruması olmayan bir hosting altyapısı ne tür riskler barındırır?
DDoS koruması olmadığında, kötü niyetli bot ağları tarafından gerçekleştirilecek yoğun trafik saldırıları sunucu bant genişliğini ve kaynaklarını anında tüketir; bu durum web sitenizin saatlerce veya günlerce tamamen erişilemez kalmasına neden olur.